Tyt Biyoloji Konu Anlatımı 4 : Canlıların Ortak Özellikleri

Tyt Biyoloji Konu Anlatımı 4 : Canlıların Ortak Özellikleri

Tyt Biyoloji Konu Anlatımı 4 : Canlıların Ortak Özellikleri

Tyt Biyoloji Konu Anlatımı 4 : Canlıların Ortak Özellikleri

Canlıların Ortak Özellikleri

A. Hücresel yapı
B. Beslenme
C. Solunum
Ç. Metabolizma
D. Boşaltım
E. Hareket
F. Uyarılara tepki
G. Büyüme ve gelişme
Ğ. Üreme
H. Uyum
I. Homeostazi
İ. Organizasyon

Hücresel Yapı : Hücre; canlının yapısal ve işlevsel olarak temel birimidir. Bazı canlılar tek hücrelidir: bakteri, amip, paramesyum, öglena gibi. Tek hücreli canlılar çıplak gözle görülemez. Bazı canlılar ise çok hücrelidir : mantarların çoğu, bitkiler ve hayvanlar gibi. Çok hücreli canlılar genellikle çıplak gözle görülebilir. Soğan çok hücreli bir bitkidir. Amip tek hücrelidir.

Hücreler yapısına göre prokaryot ve ökaryot olmak üzere ikiye ayrılır. Çekirdeği ve zarlı organelleri bulunmayan hücrelere prokaryot hücre denir. Bakteriler ve arkeler, prokaryot hücreli canlılardır. Çekirdeğe ve zarlı organellere sahip olan hücrelere ise ökaryot hücre denir. Hayvanlar, bitkiler, mantarlar, algler, amip, paramesyum, öglena ökaryot hücreli canlılardır. Bakteriler; prokaryot, tek hücreli canlılardır.

Beslenme : Canlıların enerji ihtiyaçlarını karşılamak ve yaşamlarını sürdürebilmek için gerekli maddeleri almasına beslenme denir. Bütün canlıların beslenmeye ihtiyacı vardır. Canlılar enerji ihtiyaçlarını karşılamak, büyüyüp gelişmek, yapılarına katılacak maddeleri almak, yıpranan doku ve organlarını onarmak ya da kimyasal tepkimelerini düzenlemek için besinlere ihtiyaç duyar. Bazı canlılar besinlerini dış ortamdan hazır olarak alırken bazı canlılar da kendi besinlerini üretebilir.


Kendi besinini kendi üretebilen canlılara ototrof ya da üretici canlılar denir. Örneğin yeşil bitkiler, Güneş ışığını kullanarak kendi besinlerini üretir. Kendi besinini üretemeyen canlılara ise heterotrof ya da tüketici canlılar denir. Mantarlar bu tür canlılara örnektir. Hayvanlar da heterotroftur. Heterotrof canlılar besinlerini üreticilerden ya da diğer tüketicilerden sağlar.

Solunum : Canlılar yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için enerjiye ihtiyaç duyar. Bu enerji hücre içerisinde besinlerin parçalanmasıyla elde edilen ATP (adenozin trifosfat) molekülünden sağlanır. ATP molekülündeki enerjinin açığa çıkarılma sürecine hücresel solunum denir. Bütün canlılar hücresel solunum yapar.

Bazı canlılar ATP’yi oksijen kullanarak üretirken bazıları oksijen kullanmadan üretir. Organik besinlerden oksijen yardımıyla ATP sentezlenmesine oksijenli solunum, oksijen kullanılmadan, farklı inorganik madde kullanılarak ATP sentezlenmesine oksijensiz solunum denir. Oksijenli ve oksijensiz solunumda görev yapan elektron taşıma sistemi olmadan sınırlı miktarda gerçekleşen ATP üretim şekline ise fermantasyon denir. Fermantasyonda besinler, oksijen kullanılmadan laktik asit veya etil alkol gibi organik maddelere yıkılır. Örneğin ekmek hamurunu kabartan, etil alkol fermantasyonu yapan, maya mantarlarıdır.

Metabolizma : Canlı hücrelerde gerçekleşen biyokimyasal olayların tamamına metobolizma denir. Canlılar solunum ile elde edilen enerji sayesinde hareket, beslenme, üreme, boşaltım, solunum, dolaşım vb. olayları gerçekleştirir. Solunumda küçük moleküller yıkılarak enerji üretilir. Üretilen enerji ise yapım ve yıkım olaylarında kullanılır. Canlıdaki anabolizma (yapım) ve katabolizma (yıkım) olayları metabolizma olarak da tanımlanır. Anabolizma olaylarında küçük moleküllerin birleşmesiyle canlıya özgü büyük moleküller sentezlenirken katabolizma (yadımlama) olayında büyük moleküller küçük moleküllerine ayrılır. Fotosentez ve protein sentezi anabolizmaya örnektir. Sindirim ve solunum olayları ise katabolizmaya örnek verilebilir. Anabolizma ve katabolizma olayları canlının yaşamı süresince farklı hızlarda olabilir. (Sentez deyince anabolizma, solunum – sindirim derse katabolizmadır)

Boşaltım : Yapım ve yıkım olayları sonucunda oluşan atık maddelerin hücrelerden uzaklaştırılmasına boşaltım denir. Tek hücreli canlılarda boşaltım hücre zarı ile olurken çok hücreli canlılarda ise özelleşmiş yapı ve organlar tarafından gerçekleştirilir. Tatlı sularda yaşayan amip, öglena, paramesyum gibi canlılarda hücre içine giren fazla su, kontraktil kofullar ile hücre dışına atılarak boşaltım gerçekleştirilir. Çok hücreli canlılardan gelişmiş bitkiler, metabolizmasında oluşan atıkları terleme, damlama ve yaprak dökülmesi gibi faaliyetlerle atabilir. Ayrıca gelişmiş bitkiler kökleri ile atıklarını yaşadıkları ortama verir.

Bazı hayvanlarda boşaltım; terleme ile fazla su atılması, soluk verme ile akciğerlerden CO2 ve su buharının uzaklaştırılması, idrar ile zararlı atıkların atılması şeklinde gerçekleşmektedir. Terleme ve soluk verme tam bir boşaltım sayılmasa da boşaltıma yardımcı olaylardır.

Hareket : Uçağın hareket etmesi bize canlı olduğunu göstermez. Aynı şekilde, gezegenlerin hareket etmesi de hareketin, canlılığı açıklamada tek başına yeterli olamayacağının göstergesidir.

Canlılar yaşadıkları ortamlarda beslenmek, göç etmek, üremek, ışığa ve suya ulaşmak gibi çeşitli nedenlerle hareket eder. Hayvanlar bacak, kanat, yüzgeç gibi organları ve güçlü kaslarıyla hareket ederken bitkiler hormonlar sayesinde ışığa veya suya yönelme hareketi yaparak durumlarını değiştirir. Tek hücreliler, sil ve kamçı gibi yapılarıyla yer değiştirme hareketi yapar. Hayvansal organizmaların çoğu ve birçok tek hücreli canlı aktif hareket ederek yer değiştirebilmektedir.

Uyarılara Tepki : Canlıların yaşadıkları ortamdaki fiziksel, kimyasal ve biyolojik etkenler ile canlının bulunduğu ortamda durum değiştirmesine neden olabilecek faktörler uyaran adını alır. Tüm canlılar çevreden gelebilecek bu uyarılara karşı tepki gösterir. Canlıların gösterdiği tepki biçimlerinde farklılıklar görülür. Örneğin tatlı sularda yaşayan tek hücreli bir canlı olan amibin, beslenmek için besinlere yönelmesi bir tepki örneğidir.

Bitki köklerinin suya veya gübreye yönelmesi, hayvansal organizmaların irkilmesi, Venüs sinekkapan bitkisinin sinekleri yakalaması uyarana verilen tepkilerdir.

Canlılardaki uyarılara verilen tepki, canlıların çevreleriyle uyum içinde olmasını ve organizmanın bütünlüğünü sağlar. Doğru uyarana, doğru zamanda verilen tepkiler canlıların hayatta kalma olasılığını artırır.

Büyüme ve Gelişme : Tüm canlılar büyür ve gelişir. Çok hücreli canlılarda büyüme ve gelişme, hücre bölünmeleri sayesinde canlıya yeni hücrelerin eklenmesiyle, var olan hücrelerin hacminin artarak büyümesiyle gerçekleşir. Tek hücreli canlılarda büyüme ise hücrenin kütlece ve hacimce artması ile gerçekleşir. Gelişme, canlının yaşam boyu geçirdiği değişikliklerin tümüdür. Gelişme sonucu, canlının doku ve organları işlevsel olarak değişerek iş yapabilecek olgunluğa ulaşır. Örneğin elimizin uzayıp genişlemesi büyüme, parmak kaslarının kaşığı tutup yemeği dökmeden ağza getirebilmesi gelişmedir.

Üreme : Canlılar nesillerini devam ettirebilmek amacıyla ürer. Üreme, canlıların kendine benzeyen yeni canlılar meydana getirmesidir. Üreme, canlı neslinin devam etmesi için gerekli olup eşeysiz ve eşeyli olmak üzere iki şekilde gerçekleşir.

Eşeysiz üreme, genetik çeşitliliğe neden olmadan genellikle bir hücreli ve bazı çok hücreli canlılarda görülen üreme şeklidir. Bir hücreli canlılardan olan bakteriler ikiye bölünerek kendine benzer yeni hücreler meydana getirir. Denizyıldızı vb. canlıların kopan parçalarının yeni canlılar meydana getirmesi eşeysiz üremeye örnek verilebilir. Bazı mantar türlerinde, bazı bitki ve hayvanlarda da eşeysiz üreme görülür. Eşeysiz üreme sonucu, tek ana canlıdan genetik yapıları aynı olan yeni canlılar oluşur. Bu üremede kalıtsal çeşitlilik yoktur.

Eşeyli üreme; aynı türe ait dişi ve erkek üreme hücrelerinin çekirdeklerinin birleşmesiyle genetik yapısı farklı yeni bir canlının oluşmasıdır. Örneğin hayvanlar bu şekilde eşeyli üreme yaparlar. Eşeyli üreme ile oluşan yeni canlı, kendisini meydana getiren her iki atasına ait kalıtsal özellikleri taşır. Bu nedenle eşeyli üremede kalıtsal çeşitlilik vardır. Bitkilerin tohum oluşturması, kuşların yumurtlaması, memeli hayvanların doğurması eşeyli üreme sonucu meydana gelen olaylardır.

Uyum : Canlıların çeşitli bölgelerde yaşayabilmesi, canlıların o bölgelere uyum (adaptasyon) sağladığının göstergesidir. Canlıların bulundukları ortamdaki yaşama ve üreme ihtimalini artıran kalıtsal özelliklerin tümüne uyum denir. Örneğin bukalemunların ortama göre renk değiştirmesi , kaktüslerin yapraklarının diken şeklinde olması, develerin hörgüçlerinde yağ depo edilmesi ve kutup ayılarının beyaz kürklü olması yaşadıkları ortama uyum sağlayabildikleri kalıtsal özellikleridir. Bu özellikler nesilden nesile aktarılır.

Homeostazi : Değişen iç ve dış faktörlere karşı organizmanın iç ortamını kararlı ve dengede tutmasıdır. Bu koruma neticesinde organizmanın iç ortamı sabit tutulur. Çevre şartlarındaki değişikliğe rağmen canlının iç dengesini kararlı ve değişmez tutmasına homeostazi denir. Örneğin paramesyumda fazla suyun kontraktil kofullar ile dışarı atılması, insanlarda vücut sıcaklığının sabit tutulması, solunum ve boşaltım gibi olaylar homeostaziyi sağlamaya yöneliktir.

Organizasyon : Canlıların tümü belirli bir organizasyona sahiptir. Tek hücreli canlıların hücre içindeki yapılarının farklı görevler üstlenerek uyumlu çalışması belirli bir organizasyon oluşturur. Çok hücreli canlılarda ise atomlar molekülleri, moleküller organelleri, organeller hücreleri, hücreler dokuları, dokular organları, organlar sistemleri, sistemler de organizmayı oluşturur. Bu iş birliği canlıya zaman ve enerjiden kazanç sağlar.

Tyt Biyoloji Konu Anlatımı 4 : Canlıların Ortak Özellikleri

Biyoloji Konu AnlatımıCanlıların Ortak ÖzellikleriCanlıların Ortak Özellikleri Konu AnlatımıKonu AnlatımıTyt Biyoloji Canlıların Ortak ÖzellikleriTyt Biyoloji Konu AnlatımıYks Biyoloji Konu Anlatımı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.