Öğün Yayınları 10. Sınıf Edebiyat Ders Kitabı Çözümleri ve Cevapları Sayfa 12

Öğün Yayınları 10. Sınıf Edebiyat Ders Kitabı Çözümleri ve Cevapları Sayfa 12

Öğün Yayınları 10. Sınıf Edebiyat Ders Kitabı Çözümleri ve Cevapları Sayfa 12
21.01.2021
67
A+
A-

Öğün Yayınları 10. Sınıf Edebiyat Ders Kitabı Çözümleri ve Cevapları Sayfa 12

EDEBİYAT TARİH İLİŞKİSİ

İnsanlık tarihinde tarih anlayışı başlangıçtan beri önemli değişiklikler göstermiştir. Bu nedenle tarih nedir? sorusuna verilen cevaplar da her devirde birbirinden farklı olmuştur.

Tarih bir bilim olup onu meydana getiren olaylar ve şahsiyetler bir takım belgelere dayandırılarak verilir ancak bugün bu belgelerin de birer yorum olduğu, onların da birileri tarafından yazıldığı için gerçekleri tam olarak yansıtmadığı düşünülmektedir. Sanat eserleri gibi tarih de bir yorumdur ve bu yorum devrin şartlarına ve yorumu yapan kişiye bağlıdır. Tarihteki olayların oluş tarihleri her tarihçi tarafından kesin olarak bilindiği halde, bunların nasıl olduğu, şartları, gelişmesi, sonuçlarının ilgili ülkelere etkisi değişik tarihçiler tarafından farklı şekillerde yorumlanmaktadır. Aynı tarihi olayı ya da şahsiyeti konu alan edebi eserlerde de yorumlar birbirini tutmamaktadır.

Edebiyat tarih ilişkisi ilk zamanlardan beri insanların kafalarını kurcalamıştır. Aristoteles Poetika’nın dram sanatı ile tarihi kıyaslarken dramı tarihe göre değerli bulur. Ona göre dram sanatı (şiir), tarih bilgisinden daha felsefi ve daha yüksektir. Çünkü şiir, evrensel olanı, tarih ise özel olanı verir.

Tarihi gerçeklerle günümüz olayları arasında pek çok bakımdan benzerlikler bulak mümkündür. Bu nedenle bu günü konu alan yazarlarımız için de tarih önemli bir kaynak olmaktadır. Tarihi olayların her tarih kitabında aşağı yukarı birbirine benzer yorumları vardır. Ancak sanatçılarımızın tarihi olaylar üzerindeki yorumları çok daha çeşitlidir. Yorumlar devirlere ve sanatçılara göre büyük farklılıklar arz eder.

Yazarlar konularını tarihten de alsa, eserlerini gelecek için kaleme alırlar. Bugünden yarını görmek ancak geçmişi bilmekle mümkündür. Sanatçı geçmişteki bir olayı yada şahsiyeti olduğu gibi bir ayıklama yapmadan alırsa bu eser geçmişin günümüze nakli, kişiyi olduğu gibi alırsa bu bir yaşam öyküsü olur, ama sanat eseri olmaz. Sanatçı konusunu tarihten alıyorsa gerçeklik bozulmadan sanatsal bir yaratıcılıkla yeniden kurgulayacaktır.

Tarihçi ve sanatçının tarihi bir olayı işlemesi farklıdır. Tarihi bir eseri, tıpatıp tarihteki bir olaya benzemedi diye eleştirmek yersizdir. Bir tarihi olay için kesinlikle böyle demek mümkün değildir. Olaylara bakış ve olayların yorumu, tarihçiler için bile tek olmayacağına göre sanatçının yorumu da değişik olacaktır.

Konusunu malzemesini tarihten almış edebi eserlerde tarihilik prensibinin bozulması sonucunda oluşan geçmişi idealize, tarihi tahrife sebep olur. Geçmişi idealize ve tarihi tahrip ile tarihin hakikatleri unutularak arka plana atılması, bağışlanmayacak pek çok hatalara sebebiyet verebilir. Tarihin mantığı dışında olay ve kişileri işlemek de bir eseri tarihten uzaklaştırır.

Tarihi eserlerde konu, malzeme tarihi dönemlerle ilgili gibiyse de, bu eserler yazıldığı devrin sorunlarını ele alırlar. Tarihi olay sadece bir paravandır. Tarihilik ve çağdaşlık bu eserlerde birbiriyle örtüşür. Günün sorunlarına dikkat çekme, onlara çözüm yolları arama, halkı, yöneticileri uyarma görevini de üstlenirler. Yoksa geçmişte olan bir olayın bugüne taşınmasının anlamı olamaz. Büyük sanat eserlerinde tarih ve çağdaşlığın birbiriyle iç içe olduğu görülmektedir.

Öğün Yayınları 10. Sınıf Edebiyat Ders Kitabı Çözümleri ve Cevapları Sayfa 12

10. Sınıf Edebiyat Ders Kitabı Cevapları10. Sınıf Edebiyat Ders Kitabı ÇözümleriEdebiyat Ders Kitabı CevaplarıEdebiyat Ders Kitabı Cevapları Sayfa 12Edebiyat Ders Kitabı ÇözümleriEdebiyat Ders Kitabı Çözümleri Sayfa 12Öğün YayınlarıÖğün Yayınları Edebiyat Ders Kitabı CevaplarıÖğün Yayınları Edebiyat Ders Kitabı ÇözümleriSayfa 12

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.