Meb Yayınları 6. Sınıf Peygamberimizin Hayatı Ders Kitabı Çözümleri ve Cevapları Sayfa 31

Meb Yayınları 6. Sınıf Peygamberimizin Hayatı Ders Kitabı Çözümleri ve Cevapları Sayfa 31

Meb Yayınları 6. Sınıf Peygamberimizin Hayatı Ders Kitabı Çözümleri ve Cevapları Sayfa 31
20.11.2020
87
A+
A-

Meb Yayınları 6. Sınıf Peygamberimizin Hayatı Ders Kitabı Çözümleri ve Cevapları Sayfa 31

Hendek Savaşı bir savunma savaşıdır. Müslümanlar Medine’de kalmış ve Selman-ı Fârisî’nin teklifiyle düşmanın şehre rahatça girebileceği tarafa büyük bir hendek kazmışlardır. Bu hendeği aşamayan müşrikler en sonunda geri dönmek zorunda kalmışlardır.

Hicretin altıncı yılında Müslümanlarla Mekkeli müşrikler arasında Hudeybiye Barış Antlaşması imzalanmıştı. Fakat bir süre sonra müşrikler bu antlaşmayı bozdular. Bunun üzerine Peygamberimiz 630 yılı Ramazan ayında on bin kişilik bir orduyla Mekke’yi fethetmek üzere yola çıktı. Allah Resulü, evlerinden çıkmayanların, Kâbe’ye sığınanların ve silahlarını bırakanların güvende olacağını Mekkelilere bildirdi. Müşrikler direnmediler. Böylece Müslümanlar, gizlice terk etmek zorunda kaldıkları şehirlerine zafer kazanmış olarak geri döndüler.

Fetihten sonra ilk iş olarak Kâbe ve çevresi putlardan temizlendi. Sevgili Peygamberimiz, Müslümanlara çeşitli eziyetler yapmış olan Mekkeliler için genel af ilan etti.

Peygamber Efendimiz Kâbe’yi putlardan temizlerken şu ayeti okuyordu: “De ki: Hak geldi, batıl yıkılıp gitti. Zaten batıl yıkılmaya mahkûmdur.” (İsra suresi, 81. ayet.)

Peygamberimiz fetihten sonra Medine’ye geri döndü. Çevredeki pek çok topluluğa İslam’a davet mektupları gönderdi. İslam kısa zamanda geniş bir alana yayıldı.

Mekke’nin fethinden sonra Peygamberimiz Mekkelilere,
– Ey Mekkeliler! Bugün sizlere ne yapacağımı sanıyorsunuz? diye seslendi.
Onlar:
– Bizler senin bize iyilikle muamele edeceğini umuyoruz. Çünkü sen kerem ve iyilik sahibi bir insansın, diye karşılık verdiler. Bunun üzerine Allah Resulü şöyle buyurdu:
– Bugün benimle sizin hâliniz, Yusuf ve kardeşlerinin hâli gibidir. Ben de size Yusuf’un dediğini diyeceğim: “Bugün sizi kınamak yok, Allah sizi affetsin! O, merhametlilerin en merhametlisidir.” (Yusuf suresi, 92. ayet.)

Kur’an-ı Kerim’den Hz. Yusuf’un kıssasını araştırınız. Onun kardeşlerini affetmesi ile Peygamberimizin Mekkelileri affetmesi arasındaki benzerlikleri bulunuz.

Hz. Yusuf’un kendisini kuyuya atan kardeşlerine, “Bugün kınanacak değilsiniz, Allah sizi affetsin.” diyerek kardeşlerini affetmiştir. Bu durum Hz. Yusuf’un affedici olduğunu gösterir.

Mekke’nin fethinden sonra Kureyşliler, Mescid-i Haram’a dolmuş, haklarında verilecek hükmü bekliyorlardı. Allah Rasulü (s.a.v.), sâdece oradakilere değil, bütün insanlığa şamil olan şu cihanşümul hutbesini irad buyurdu:

“Allah’tan başka ilâh yoktur. Yalnız O vardır. O’nun hiçbir naziri ve şeriki yoktur. Allah, vaadini yerine getirmiş, kuluna yardım etmiş ve bütün düşmanlarımızı dağıtmıştır. Kâbe hizmeti ve hacılara su dağıtma işi dışında bütün eski gelenek ve görenekler, mal ve kan davaları, bugün şu iki ayağımın altındadır.

Ey Kureyşliler!

Allah, sizden cahiliyet gururunu, babalarla, soylarla (övünüp) kibirlenmeyi giderdi. Bütün insanlar Âdem’den, Âdem de topraktan yaratılmıştır.

Efendimiz (s.a.v.), bu ifadelerin ardından şu ayet-i kerimeyi okudu:

Ey insanlar! Doğrusu Biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve sizi (kibre kapılıp da övünmeniz için değil) birbirinizle tanışasınız diye milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah katında en üstün olanınız, muhakkak ki O’ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz ki Allah, bilendir, her şeyden haberdardır.

Artık Mekke-i Mükerreme, Hudeybiye’nin bir müjdesi olarak, af, sulh, emniyet ve hidayetin iç içe olduğu ruhanî bir fetihle asıl sâhiplerine, yâni ciğer parelerine sinesini açmıştı. Bin bir ızdırap, zulüm ve meşakkatlerle dolu Mekke hasreti de artık sona ermişti. Yılların hüznü sürura inkılab etmişti. İşte bunun büyük bir şükranesi olarak, tarihin en büyük affını sergilemek üzere Allah Rasulü (s.a.v.) Mekke halkına:

Bunun üzerine Hazret-i Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-:

“– Ben de Hazret-i Yusuf’un kardeşlerine dediği gibi:

…Size bugün hiçbir başa kakma ve ayıplama yok! Allah sizi affetsin! Şüphesiz O, merhametlilerin en merhametlisidir. (Yusuf, 92) diyorum. Haydi gidiniz, artık serbestsiniz!” buyurdu.

Meb Yayınları 6. Sınıf Peygamberimizin Hayatı Ders Kitabı Çözümleri ve Cevapları Sayfa 31

6. Sınıf6. Sınıf Peygamberimizin Hayatı Ders Kitabı Cevapları6. Sınıf Peygamberimizin Hayatı Ders Kitabı Çözümleri6. Sınıf Peygamberimizin Hayatı Kitabı Cevapları6. Sınıf Peygamberimizin Hayatı Kitabı ÇözümleriMeb YayınlarıMeb Yayınları 6. Sınıf Peygamberimizin Hayatı Ders Kitabı CevaplarıMeb Yayınları 6. Sınıf Peygamberimizin Hayatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 31Meb Yayınları 6. Sınıf Peygamberimizin Hayatı Ders Kitabı ÇözümleriMeb Yayınları 6. Sınıf Peygamberimizin Hayatı Ders Kitabı Çözümleri Sayfa 31Meb Yayınları Peygamberimizin Hayatı Ders Kitabı CevaplarıMeb Yayınları Peygamberimizin Hayatı Ders Kitabı ÇözümleriPeygamberimizin Hayatı Ders Kitabı CevaplarıPeygamberimizin Hayatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 31Peygamberimizin Hayatı Ders Kitabı ÇözümleriPeygamberimizin Hayatı Ders Kitabı Çözümleri Sayfa 31Peygamberimizin Hayatı Kitabı CevaplarıPeygamberimizin Hayatı Kitabı ÇözümleriSayfa 31

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.