Ekoyay Yayınları 6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Çözümleri ve Cevapları Sayfa 12

Ekoyay Yayınları 6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Çözümleri ve Cevapları Sayfa 12

Ekoyay Yayınları 6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Çözümleri ve Cevapları Sayfa 12
18.01.2021
253
A+
A-

Ekoyay Yayınları 6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Çözümleri ve Cevapları Sayfa 12

Demek ki buraların iklimi önceleri böylesine ulu meşelerin yetişmesine elverişliydi. Sonradan bilinen nedenlerle hızla bozkırlaşmaya başladı. Geçmiş yüzyıllarda da yağışlar böyle yetersiz olsaydı bizim Çukur’un anıt meşeleri tabiata karşı koyarak gökyüzüne ser çekmek imkânını bulamazlardı.

Aygar’daki meşelerin çoğu palamut meşeleridir. Bilim adamları palamut meşelerinin Akdenizli olduğunu, o bölgenin dışına çıkamayacağını yazmaktadırlar. Hikmet Birand, “Anadolu Manzaraları” adlı güzel kitabında, Afrika’da, Keçiören ardındaki Hacıkadın Deresi’nde palamut meşelerine rastlayınca şaşırdığını yazar. Bu tür meşelerin Akdeniz Bölgesi dışına çıkmaması gerektiğini düşünür. Sonunda buradaki palamut ağaçlarının toprak sahibi tarafından Akdeniz Bölgesi’nden getirilip dikildiğini öğrenir. Böylece palamut meşelerinin Akdenizli olduğu inancını yitirmemiş olur. Aygar Dağı, İç Anadolu sınırı içindedir ama Karadeniz sınırına bitişiktir. Aygar Dağı’nda boyu iki metreyi geçen meşelerin pek çoğu palamut yapar. Kimi yıllar o kadar çok palamut ürünü olur ki köylü, arabalarla toplayıp toprağa gömer. Kışın keçilere yedirir. Burada üreyen palamutlar başka türlü değerlendirilmez. Bölgede palamuta pelit denir. Bu söz Aygar Dağı’nın kimi kesimlerine de ad olmuştur. Bizim köyün kuzeyini kesen yüksek belin adı Kabapelit’tir.

Meşeler için bu yazıyı yazmamın amacı bunları söylemek değildi. Çocukluk anılarımı süsleyen gür yapraklı ulu mu ulu bir meşe ağacını anlatmak istiyordum. Söz buralara geldi.

Ağaç der geçeriz, önemsemeyiz ama kimi zaman bir ağaç, aileden bir yakınımız gibi ince sevgi bağlarıyla bizi kendine bağlar. Onun kuruması, hastalanması, kesilmesi bizi yürekten yaralar.

Köy yakınındaki bir tarlamızda tek başına duran ulu meşe, benim çocukluğumda kendisine bağlandığım sevgili ağacımdı. Öyle pek yaşlı değildi. Belki gene de iki yüz yıllık vardı. Özel olarak dikildiğini sanmıyorum. Buraların sık meşe ormanı olduğu günlerden kalmış olmalıydı. Gövdesine çocuk kucağım dolaşmazdı. Boyu otuz metreden uzun, dalları budaklarıyla görkemli, endamlı, gösterişliydi. Oralarda tek ağaç olduğu için kuşlar yalnız onun üstüne konar, onun dallarında şakırlardı. Kimi zaman üst dalları arasına serçelerin, çalıkuşlarının yuva yaptığı olurdu. Davar sürüsü öğle sıcağında onun koyu, serin gölgesinde uyurdu.

Ekoyay Yayınları 6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Çözümleri ve Cevapları Sayfa 12

6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı CevaplarıEkoyay YayınlarıEkoyay Yayınları 6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 12Ekoyay Yayınları Türkçe Ders Kitabı CevaplarıEkoyay Yayınları Türkçe Ders Kitabı ÇözümleriEkoyay Yayınları Türkçe Ders Kitabı Çözümleri Sayfa 12Sayfa 12Türkçe 6. Sınıf CevaplarıTürkçe 6. Sınıf ÇözümleriTürkçe Ders Kitabı CevaplarıTürkçe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 12Türkçe Ders Kitabı ÇözümleriTürkçe Ders Kitabı Çözümleri Sayfa 12Türkçe Kitabı CevaplarıTürkçe Kitabı Çözümleri,

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.